9 Tövbelerini hazır tutup dillerinin bir kenarında, su içer gibi kolay yemin etti bana birileri. Ve etin peşinde koşan kuduz itler kadar şuursuzdular, çok geçmeden unuttular verdikleri sözleri.
Kıblesi şeytan, secdesi şerden olanlara
Beş vakit avuç açıp dualar etmiştim oysa,
Bilemedim...
9 Tadı kaçmış bir "Keşke"nin mide bulantısı artık yokluğun,
Ruhum aşka diyette,
Sen mi?
Artık gelme...
9 Benimle yaşlanacak dedim!
Benimle yaşlanacak derdim! Kitap okuyacaktım ona, kendi anadilimde hikayeler anlatacaktım başı göğsümde ellerimle saçlarını okşayacaktım, sonra; çay demleyecek, kahve yapacaktım şiirler yazacaktım, ha birde her sabah için şükrederdim, sonra gözlerine bakar ' amin ' derdim, O' anlamazdı, muzip muzip gözlerime bakardı șimdi ara ara yazıyorum yokluğunda...
9 Verilmiş en güzel cevaptır: Başım gözüm üstüne. 👍
9 Önümüzdeki hayallere bakalım daha ne kadar batabiliriz kim bilir belki uyanırız bir gün…
9 Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin,
Bazen Bir Sevda Uğruna,
Bazen Bir Ümit Uğruna,
Bazende Bir Hiç Uğruna...
9 Yüreğininizi
şimşek gibi çarpan aşka
aşk olsun.
Sevda yüklü bulutların selamı var.
9 ( BÖLÜM 3 )...
onbeşinci postit'e kadar her şey yolundaydı. İlişkimiz anlam kazanmaya başladığı sırada otobüse binen yaşlı bir kadın orta kapıya doğru ilerlemeye başlamıştı, sekizinci harikanın kendisine doğru adım adım yaklaşan tehlikeye yer vereceğinden hiç şüphem yoktu. Ben ilişkimizin böyle yarıda kalacağı endişesi ile dilsiz sağır bir gerginlik yaşıyor, içimden “Hay ******* , ne işi var bu yaşta kadının belediye otobüsünde diyordum, otursana evinde torunlarını sevsene, fındık yesene, çorap örsene” diyordum.
O anda bir mucize gerçekleşti ve kendisiyle hemen hemen aynı yaşlarda bir amca kalkarak yaşlı teyzeye yer verdi. Belli ki amca teyzeye iş atıyordu, heyecan doruktaydı. Yaşkı teyzenin göğsünün altına kadar çektiği fistan eteği amcanın gözünü alıyor, yaşlı teyze de bu durumu kayıtsız kalmayarak yaşlı amcaya başını sallayarak teşekkür ediyordu.
16. postit..
-Adın ne?
-Sekizinci harika: Ece..
17.postit;
- Biliyor musun, adım naile deseydin bile çok güzel bir adın olduğunu düşünecektim. Çünkü isimleri güzel yapan onları taşıyan kişilerdir. Ama ece gerçekten güzel.
- Sekizinci harikanın adı “Ece"idi.
Ece, otobüste başlayan ilişkimizi bir adım daha ileri götürerek K... -T...dolmuşunda da sürdürelim diye sormak geçti içimden, daha sonra eceyle ilişkimiziniz sonraki adımının K...-E... vapurunun kıç tarafı olması gerektiğini düşündüm .Bu yüzden sorumu erteledim .
Fakirhane bir yerde yaşadığımız dönemlerde annemin sürekli kazak ören Naile isminde bir arkadaşı vardi. Kadın tek seferde omuzunda 20 litrelik su bidonunu yaşıyabiliyordu. O yaşıma kadar hayatımda onun kadar çirkin bir kadın görmemiştim. ( Bir defa babaannemi köydeki evde duş alırken görmüştüm, ondan bile daha çirkindi.) Naile teyze muhtemelen ölmüştür,ölünce naile teyzenin kişisel tarihi güzellik kazanmıştır belki.
15 yaşında öğrenmiştim. Bir cenazenin kalabalığı kişinin yaşarken ne kadar sevildiğinin göstergesidir.Sonra bir şey daha öğrendim, cenaze pazar günleri ve yağmurlu havada olunca ilk öğrendiğim anlamını yitiriyordu...
9 Herkes kalır bir enkazın altında. Herkes bir hikayenin kaybedeni olur illaki. Bazılarına bir el uzanmaz, bazı yaralar için ambulans çağrılmaz. Bazı yaralar çok derin, dikiş tutmuyor bazı yaralar...
9 Uzaktan seviyorum seni
Kokunu alamadan
Boynuna sarılamadan
Yüzüne dokunamadan
Sadece seviyorum.
Yüreğine dokunamadan
Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
Serserice değil adam gibi seviyorum.
Sana söylemek istediğim her kelimeyi parçalayarak seviyorum...
#Cemal Süreya