0 Özlemek üç hece ama bir ömür surebilir. Özledim çok özledim. Ama ölsem bir adim da atmam. Kimse benden değerli degil üstün değil. Umarım bir gün kendiliğinden unuturum. Kaç zaman oldu unutmadım. Bana her şey onu hatırlatıyor. Diyeceksin hâlâ mi evet hala seviyorum.
anonim_bay
0
Özlemeyi bir ömür sürdürüp sevmeyi sürdürememek gibi bir şey anlaşılıyor. Tuhaf gerçekten tuhaf.
anonim_bay
0
Özlemeyi bir ömür deyip sevmeyi demeyince ters olmuş sanki. İnsan sevince özleyince adımda atar. Ama her zaman kendini değerli görünce adım atmaz. Kendine verdiği değer sevgisinin de özleminin de önüne geçer.
anonim_bay
0
Sözcüklerin tamamı çok anlamlı çok doğru ama davranışlar karşılamayınca anlamı oluyor mu ki? Özleyip sevip adım atmamak unutmadım deyip unutmuş gibi davranmak! Mesela
anonim_bayan
0
Karşıdaki kişi değer verirse, insan kendine değer verme girişiminde bulunmaz belkide.
anonim_bay
0
İşte bu kadar kendim deyince böyle oluyor sanırım. Sürekli değer isteme bekleme sendromu. Verilen değeri de yok sayma beğenmeme. Örnek dersen olan ne varsa yok hükmünde senin için. Neticede ölsende bir adım atmayacak kadar sevgisiz ve değerli hale getirmişsin kendini arkadaşlarınla! birlikte. Bende zor biriyim biliyorum ama sende şimdiye kadar bu zor birine sözde zorluklarını kabul edeceğini söylüyordun. Şimdi hem sözlerinle hemde arkadaşlarınla birlikte (ilk defa belkide) kabul etmeyeceğini söylüyorsun. Ve ben hala zor biriyim ve buyum.
anonim_bayan
0
Kendim demedim hiç 'biz' dedim. Fakat sen beni dışarda tutunca biz diye bir şey de kalmadı. 'Benim sevgilim' diye sahiplenmedin. Sen bile örnek veremezsin. Evet anlıyorum ki genel olarak insanlar zor, senin zor olman değil de zorlastırman yıkıcı oldu.
anonim_bay
0
Genel olarak insanların zorluğunu kabul edip benim zor biri ve buna bağlı zorluklarımı kabul etmemen böyle sonuçlandırdı.
anonim_bayan
0
Ben insanların zorluğunu çekiyorum diye bir cümle kurmadım. Ve yazdığım bir cümleyi tekrar yazıyorum, sen zor değil zorlaştıran birisisin. İkisi arasında çok büyük fark var.
anonim_bay
0
Genel olarak insanlar zor demek kabullenme anlamına geliyor. Zorlaştırma derdim hiç olmadı zorluğumun sonucu o.
anonim_bayan
0
Yazdığım itirafı altına başkaları yorum yapıyor.
anonim_bayan
0
O zaman şöyle; sen bana zorsun, herkese harika iyi anlayışlı fakat bana gelince ''zor'.
anonim_bay
0
Ben zorum senin böyle söylemek kendince işine ve kolayına geliyor. Dediğin olsun diye bu şekilde konuları çorba ediyorsun. Olmayınca da sonuç buna dönüyor. Ben zorum sende zoru sadece sözlü değil gerçekte de kabul etsen böyle olmazdı. Sözlü kabul edip uygulamada da kendini değerli göremediğin kaygısı ve sanrısıyla bu noktaya getirdin.
anonim_bayan
0
'Gerçekte' kabul etmiş olsaydım böyle olmazdı da nasıl olurdu?
anonim_bay
0
Kavgasız ve yıpranmamış olurduk. Dibine kadar söylenmiş sözler söylenmemiş olurdu. Geleceğe dair kaygılarımız olmazdı. Uygun zamanda da hayalimizi yaşardık. Ama neler söylendi unutulmayan unutulamayacak olan.
anonim_bay
0
Son mesajlarını oku ondan önce yazdıklarını söylediklerini düşün. Daha daha geçmişte söylediklerini bi düşün. Ne kadar bencilce değil mi hep senin yaptıklarını yazdım. Ama şuna emin ol ben söylediğim yada yaptıklarımın hepsini senin söylediklerine karşı çileden çıktığımda yaptım yada söyledim. Evet sen iyisin ben kötüyüm. Sana göre bu böyle sabit fikirlisin. Ama ben böyle demiyorum. Yapılanlar söylenenler hep karşılıklı oldu. Defalarca dedim ki lütfen bu şekilde davranmaktan yada sözlerden vazgeç. Şimdi dersin ki hepsini haklı olarak söyledim. Peki haklı olarak söyledi isen son ayrılık ve devamındaki söylenenleri ayrı tutuyorum her barışma sürecinde yalvar yakar neden daha söylemiycem affet beni dedin. Hatta son ayrılık sonrası sözlerinde seni affedeceğime inancın olsa yine söz verip yemin edersin ki bi daha söylemiycem yeter ki ayrılmayalım diye. Sonra yine aynı şeyler kötü huylarımı görüp yanımdayken ama yanımda olmayan halinle başlarsın tehdit iftira hakaret beddua vb. şeylere. İşte tüm bunlar oldu.
anonim_bayan
0
Senin deyiminle affetmeyeceksen neden kendimi affettirmemi istiyorsun
anonim_bay
0
Hep bir umut işte acaba bu defa daha iyi anlayıp sözünde durur mu? Sevgisi bahsettiği kadar büyük ve söyledikleri bağlaç değilse bu defa acaba bu kadar kanatacak yıkacak şeyleri söyleyip kavga çıkarmaz mı? Bana üzüldüğünü söyleyen yeni mesaj senin mi?
anonim_bayan
0
O kelimelerime istediğin kadar bağlaç diyebilirsin ama ben niye, nasıl söylediğimi biliyorum. Her an her saniye bile söylesem bir sürü kezde söylesem benim için anlamlı ve cok kıymetliydi. Ben değilim.
anonim_bay
0
Davranışların ve hakaretlerin bağlaçmış hissi uyandırıyor. Sonrası malum.
anonim_bayan
0
Beğenmediğin bağlaçlarımla kalırım ben başbaşa.
anonim_bay
0
Beğenmediğim bağlaçların değil sonrasındaki davranışların. Bu davranışlarımla kalırım başbaşa desen daha doğru olur. Yoksa diğer türlüsü istemediğim bir şey değildi.
anonim_bayan
0
Bambaşka bir ilişki hayal etmiştim. Musmutlu
anonim_bay
0
Keşke hayal ettiklerin gibi davransaydın. Sürekli alttan üstten suçlayarak yada hakaret ederek değil. O zaman hem hayal hem de vaadettiğin mutluluk musmutluluk yaşanırdı.
anonim_bayan
0
Anlamıyorsun di mi beni. Sen istemiyorsun ki musmutlu bir hayat sıradan bir hayat istiyorsun. Ben ne sıradan bir hayat istedim ne de mutluluğu vasat bir halde yaşamak, yaşatmak.
anonim_bay
0
Diğer senin anlamadığın bir konu da bu işte senin istediğin şekilde olmayınca herhangi bir konu olmamış oluyor. Benim dediğim gibi yapsaydın yapabilseydin de musmutlu olurduk yani.
anonim_bayan
0
Musmutlu mu olurduk yoksa etrafımızdaki sıradan, heyecansız, birbirini görünce bir şey hissetmeyen, yanyanayken susan, hiç bir paylaşımda bulunmayan, konuşmaların artık nasılsın, napiyorsundan öteye gitmeyen ilişkiler gibi mi olurduk. Ben istemiyorum alelade bir ilişki, hiç bir zaman hayalim bu olmadı. Bu değil musmutlu ilişki mutlu ilişki bile olamaz. En azından benim için bu böyle.
anonim_bay
0
Bin kere kavga etmeseydik musmutluluk üzerine bu dediğin şekilde bir hayat beklenebilir. Ama sürekli hesap sorulup kavga çıkarılınca musmutlu hayat hayali kabusa dönüşüyor. Anı yaşarken mutluluğu çok gören gelecekte nasıl musmutlu eder ki?
anonim_bayan
0
An güzel değildi ki, bu yüzden kavgalar eksik olmuyordu.
anonim_bay
0
Anların güzel olmama sebebi çıkan kavgalardı zaten. Bende bunu söylüyorum azcık yetinmeyi bilse idin kavga olmasa idi hem mevcut anlar hemde gelecek anlar gayet güzel ve mutlu olabilirdi.
anonim_bayan
0
Anlar güzeldi de ben durduk yere mi kavga çıkardım. Evli mutsuz insanlar gibiydi ilişkimiz daha evlenmeden. Kii ben evli olsaydık dahi o sıradan evlilikler gibi bir hayat istemiyorum, istemicem. Benim istediğim bambaşka.
anonim_bay
0
Hep ben dediğinin farkındasındır umarım. Hep sen ve senin istediklerin.
anonim_bayan
0
İstediğim şeylerin hiç birinin kötü yanı yok. Diğer tarafın bile mutlu olacağı şeyler, ki zaten karşılıklı mutluluktan musmutluluk olur diye düşünüyorum. Tuhaf şeyler, bencilce istekler değil bunlar.
anonim_bay
0
Benim isteklerimin bir önemi olmadığında gayet bencilce olduğu ortaya çıkıyor. Kaldı ki 100 lerce tartışmada bana bencilce geldiğini yapmamanı istediğimi söyledim.
anonim_bayan
0
Bir insanı mutlu etmek istiyorsan istekleri elbette ki önemli, hatta o seviyor diye mutlu olacağını bileceğin şeyler yaparsın bunda gocunacak bir şey yok fakat sen bundan mutlu olmayıp hep daha fazlasını isteyerek benim bu huyumu kullandın ve asla mutlu olmadın ya da mutlu edemedim sonuç mutsuzluk.
anonim_bay
0
Sonuç ben kötüyüm ve anlaşamadık anlaşamıyoruz oluyor. Çünkü bende aynen senin hissettiğin yada düşündüğün durumdayım. Bunları hep sözde söylediğini uygulamada yapmadığını ve kavgalar çıkardığını söylüyorum.
anonim_bay
0
İstediğimi düşünüyor istediğimi görüp istediğim gibi kafamda yorumluyorum senden kalan bir kötü huy da bu olsun bana
anonim_bayan
0
Başka kötü huylar da mı var sana bıraktığım
anonim_bay
0
Hakaret etmek ve sürekli kavga etmek ve gördüğünle sonuca varmak için zihinde kurgulamak
anonim_bayan
0
Hakaret etmek mi ben mi başlattım bunu düşün bi.
anonim_bayan
0
Kötü huyların sanırım bana yapılıyor senin tarafından, bu yazdıklarını başkasına yapmıyorsundur.
anonim_bay
0
Evet hakaretleri tamamen sen başlattın. İlla kelimenin hakaret olması gerekmiyor. Alt bilgisi alt metni hakaretlerle dolu o kadar şey söyledin ki
anonim_bayan
0
Yaptığın şeyleri sana söylemiş olmam hiçte hakaret değil. Birsürü kötü şeye maruz bıraktın beni. Bundan da rahatsızlık duymadın. Gerçekten o kadar bambaşka hayal etmiştim ki seni, bizi.
anonim_bay
0
Sadece hayal ettin gerçek olması için sözler verdin sonrası hep sözde ve hayalde kaldı hiç bir şekilde tutmadın sözlerini
anonim_bay
0
Mutluluk musmutluluk vaatleri vardı. Tabi hepsi vaat olarak kaldı. Hayaller hayatlar oldu yani.
anonim_bayan
0
Benim hayallerim hayatlar olacak inşallah.
anonim_bayan
0
Burda yazamayacağım ne kadar küçük şeyleri benden esirgedin bir düşünsene. İttin beni. O bağlaçlar beni mutlu ediyor diye esirgemekte sakınca görmedin. Zor mu olmalıydım bir şeyleri esirgememen için.
anonim_bay
0
Evet anladım hayallerinin hayatlar olması için beni yeterince ve gereğince suçlayıp vicdanını rahatlatıp geleceğine bakma gayretindesin. Vicdanın rahat olsun ben senin gibi değilim.
anonim_bay
0
Zor olduğun için bitti zaten herşey. Zor değilmişsin gibi yazınca zor olmamış olmuyorsun. Ben söylüyorum ama uygulamıyorum ve istediğim gibi kavga ediyorum dediğin için hepsi bağlaç oldu. Sende bana söylemelisin ve benim istediğim şekilde davranmalısına kılıf hazırladığın için bağlaç oldu.
anonim_bayan
0
O bağlaç dediğin kelimelerden rahatsız olabileceğin aklımın ucundan bile geçmezdi. Mutlu olduğum için söyledim, mutlu olduğum için de senden de gelsin istedim. Söylemek zorundasina getirmedim sadece mutlu oluyordum. Fakat sen hep bı kural oldugu dusuncesindeydin, halbuki o kadar basittim ki, sen o kotulugunden kurtulsaydin benim neyi niye istediğimi gorebilirdin. Hep daha zorunu düşündün benim bambaşka sebeplerden ötürü bir şeyleri istedigimi sandın. Çok basit, musmutlu olmak icindi
anonim_bay
0
Tabii ki söylerim çünkü sen hep bende vicdan azabı oluşturma peşinde davrandın. Ama sen beni öyle noktaya koydun ki vicdan azabı çekmezsin.
anonim_bayan
0
Mesela nasıl vicdan azabı çekerim. Sana evlilik vaat ettim de ortada mi bıraktım? Sana nasıl bir kötülük yaptım mesela? Anlatsana. Baglaclari mı eksik ettim, sevdiğimi mi söylemedim, görüşmek mi istemedim, başkaları yüzünden ezdim mi, senden utandigim için gizledim mi bizi, aramayı mi unuttum, arkadaşlarımı sana tercih mi ettim, yurtdislarina gidip seni aldattım mi, ne yaptım sana söyler misin ?
anonim_bay
0
Yazdıklarının hepsini vaat edip gerçekleşmediği halde kavga ederek beni kandırdın. Benim bunları özgürce yaşayabileceğime inandırdın. Sonra dedin ki benim kurallarıma kadar yapabilirsin. Tabi bahsini ettiğin şeylerin bahsettiğin gibi olmadığını da yeniden vurgulamakta fayda var sen suçlamak için olmuş gibi yansıttın hep.
anonim_bayan
0
Ne yani beni aldattın ve ben bunu kabul etmedim diye oturup vicdan azabı çekeceğimi mi düşünüyorsun?
anonim_bay
0
Böyle bir şey olmadığı halde böyle suçlamanın vicdan azabını çekersin belki. Neyse bence bu konunun konuşulacak bir tarafı yok benim açımdan. İstediğin şeyi istediğin gibi düşün. Sadece gerçek bir evete bağlı herşey aslında. Diyorsan diyebiliyorsan şartsız şekilde o zaman cevap vereceğim artık yoksa hep aynı şeyler aynı şekilde suçlayarak vicdan rahatlatmalar. Senin vicdanında rahat olduğu için benim vicdanımında bir önemi yok zaten.
anonim_bayan
0
Konunun sakıncalı olması bile senle ilgili değil, arkadaşlarından dolayı vicdan azabı, bir kere de ben bu kıza ne ettim diye düşünseydin hiç buralara gelmezdi bu konular. Senin vicdanın o kadar rahat değil ki orda olanlardan, fakat bu rahatsızlık dini bir rahatsızlık mi ona emin olamıyorum. Ben o yurtdışındaki seni hayal etmek istemiyorum, o yurtdışında ki sen ile beraber olmak istemiyorum, hani coolluktu ya her şey asla değildin asla. Bir an için manevi degerlerini bile bir köşeye bırakabildin ama benim icin asla bir şey yapmak istemedin.