0 Kaçmak istedim kendimden. Bulunduğum yerden. Olduğum kişilerden , belki korktum. Belki çekindim. Ama hep kaçmak istedim. Bir yere bağlı kalamadım hiçbir zaman. Bir noktada sabit kalmak, orada nefes alıp vermek bana göre değildi. Garip bir şey bu; yani içinde bulunduğum durum. Kötüyüm. İyi değilim. Uzun zamandır iyi hissetmiyorum. Hissetmekten uzağım, bir eylemi hissetmek adı altında yaşıyorum. Hissetmek nedir unuttum. Paramparça bir haldeyim. Darmadağın olmuş duygularım var. Elimde tutamadığım zamanlarım ve yarım kalmış birkaç hayalim var, ceplerimde. Ben iyi değilim. İyi olmaktan kilometrelerce uzakta bir yerlerdeyim. Yolların getirdiği hüzünle savruluyorum. Kendimi toplamaktan bıktım. Koleksiyon olarak kendimi topluyorum. Hiç beklenmedik yerlerde bir parçamı buluyorum. Nasıl kaybettiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Olmuyor; hatırlayamıyorum, yapamıyorum. Kaybetmekten usandım. Hem de fazlasıyla. Defalarca yenilmekten; yara almaktan bıktım. Bu yaralar çok ağır taşıyamıyorum. Bazıları çok fazla acı veriyor. Derinlerde. Saklıyorum herkesten. Bazen ben bile unutuyorum. Sonra bir şarkı çalıyor veya bir fotoğraf karesi canlanıyor aklımın kuytularında; yaram aklıma geliyor, acı veriyor. İğrenç bir durum Katlanamıyorum.Günün belli saatleri fazlasıyla hüzünlü oluyorum. Genelde gece yarısından sonra. Hüzün büyüyor. Kocaman oluyor. Bazen karşıma oturuyor. Bazen içimde bir yerlerde kördüğüm oluyor. Anlam veremiyorum. Hüznüm benim mirasım. Ben gömleğimi hüznüme asarım. Bazen hüznümü gökyüzüne ısmarlıyorum. Griye çalıyor gökyüzü. Gri gökyüzünün hüzünlü yüzüdür. Süreya’dan bir dize okuyorum, gökyüzünün hüzünlü yüzüne makyaj niyetine. Canım acıyor. Yine de yapıyorum bunu. Her satırı farklı bir anıya çıkıyor. Bir şiir okuyorum sana, olmadık yerimden vuruyor beni. Şiire inanırım ben. Hem de fazlasıyla. İyi değilim ben. Hiç olamadım. İyi olmak nedir bilmiyorum. Belki yolculuklar iyi hissettiriyordur. Bilmiyorum. Kedere rastlıyorum .Bazen düşünüyorum bu saatlerin mutlulukta bir derdi mi var diye? Ne zaman mutlu olsam saatler olması gerektiğinde daha hızlı akıyor. Ne zaman mutsuz olsam, saatler, günler, haftalar, aylar hiç geçmiyor. Hele geceleri bastırıyor kasvet. Bir şarkı çalıyorum. Pencereyi açıyorum. Rüzgar vuruyor şakaklarıma rahatlıyorum, bunu sık sık yapıyorum. Elimden fazlası gelmiyor. Yazmak güzel eylem. Yazıyorum.Yine sahipsiz acıların dilinden birkaç satır karalıyorum. Herkese hayırlı geceler diliyorum