0 Öncelikle herkese merhaba. Muhtemelen benim yazdiklarimi yaşayan bir sürü insan var diye düşünüyorum. 33 yaşında evli bir erkeğim. 12 yil once görücü usulü bir evlilik yaptım. Herşey orada başlıyor, erken evlilikte erkek evlendigi yastaki hayalleriyle kalıyormuş bunu anladım. Aşk ve sevgiye dair heyecan yaratan, o mutlu eden duygulari yasatan ne var ise hasret ve utke olarak kalıyor insanın içinde. Eşinle yaşasana diye içten içe söylenenler var biliyorum ama kültür ve yetişme şekli denen birseyde var her şeyi yasayamiyor insan. Olmazlar, kisitlamalar olmasa bile eşinin bi yüz asmasinın, morali bozulmasinin verdiği vicdanı sorumluluk yetiyor insana. Yasadigin rutin monoton bi hayat ve aklında kalan yasamak istedigin bi hayat arasında sıkışıp kalıyor insan. Bazen dışarıda arıyor beklediği şeyi bazen evde. Nefis her insanda var erkekte bayandan daha güçlü. Nereden eserse sevda yeli malesef insan o tarafa dönüyor. Birşey yapmasa, aldatmasa bile aklı orada kalıyor malesef devrilmiş ağaç gövdesi gibi içten ice çürüyor. Muhtemelen bu durum bayanlar icinde gecerli.
Sonuç olarak evlenmis olmak icin evlenmeyin, 40 yaşınada gelseniz dahi doğru kişiyle evlenin derim.. Saygılar...
0 Yolu sonu nereye varır bilemem. Yaşar mıyım ölür müyüm yaşamak istermiyim bu yaşımda niye bu kadar şey düşünüyorum. Niye bu dertleri çekiyorum ? Yolum mu yanlış, ben mi yanlış yoldayım bilemem. Ne öldüm ne de ayakta kalacak gücüm kaldı. Kalbim kaldıramıyor bunca yükü. Ama onu sevmekten de alıkoyamıyorum….
0 Saat 1 gibi Kaleönü son dorukta sürücü kursunu bekliyordun galiba , siyah giyinen hafif sarışın gözlüklü mini etekli bayan . Ben yanında duran beyaz araba . Konuşmamız lazım.